Anadolu Panteri Sualtı Dünyası

| Tavsiye Et | Ana sayfa Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | İletişim |


Ana Sayfa


Pardus?


Fotoğraflar


Haberler


Linkler


Medya


Paylaşım

Basınç Odası Teorisi

Amatör Dalıcı Muayenesi

Bilgini Test Et

   Shark Break  

Faaliyetlerimiz

Fotoğraf Galerimiz

 Pardus Videolar

Islak Makaleler

  Sualtı Dünyası

  Nasıl Balıkadam Olurum?

  Sualtı Karikatürleri

  Sualtında İletişim

  Donanımlı Dalış Yönetmeliği

  Donanımlı Dalış Talimatı

  Kaptan Cousteau

  Altın Kurallar

  Güvenli Dalış Kuralları

  Dalışın Tarihçesi

  Sık Sorulan Sorular

  Sizin Dalış Anılarınız

  Denizden Gelen Lezzet

  Nasıl Hazırlanır?

  Balık Takvimi
  Hangi Baharat, Hangi Balıkla
  Balık Nasıl Alınır ve Saklanır?
  Balık Nasıl Temizlenir?
  Hangi Mevsimde, Hangi Balık?

  Eskişehir Bilgi

  Eskişehir Telefon Rehberi
  Eskişehir Hava Durumu
  Eskişehir Tiyatro Etkinlikleri

İletişim

 
"Ben sporcunun; zeki, çevik
ve aynı zamanda ahlaklısını severim"

   
   
 

Uluburun Batığı

Kaş ilçesinin 8.5 kilometre güney doğusunda 3 bin 300 yıl önce batan Likya ticaret gemisi Uluburun, 60 metre açıkta 1982 yılında bir sünger dalgıcı tarafından Genç Tunç Devrine ait bir batık bulunmuştur. 1984 yılında başlanılan çalışmaların ve on bir sezon boyunca yapılan binlerce dalışın sonucunda M.Ö 14. yüzyılın sonlarında kaybolmuş eşsiz bir yük gün ışığına çıkarılmıştır. Yaklaşık 15 metre boyunda olan ve Sedir ağacından yapılan geminin kıç tarafı 44 metre, pruvası ise 52 metrede bulunmaktaydı. Taşımakta olduğu malzeme 61 metre derinliğe kadar yuvarlanmıştı.

Gemideki malzemeyi genelde hammaddeler oluşturmasına rağmen üretilmiş mallar da bulunmuştur. Sayıları yüz elliyi aşan, kobalt mavisi, turkuvaz ve lavanta renklerindeki yuvarlak, yassı ham cam külçelerinin, Suriye-Filistin kıyılarından geldiği düşünülmektedir. Bu külçeler bilinen en eski ve eksiksiz cam külçelerini oluşturmaktadır. Diğer eşsiz arkeolojik buluntular arasında Eski Mısırlıların Abanoz adını verdiği ve tropik Afrika'da yetişen siyah renkli bir ağaç ile Sedir ağacını sayabiliriz. Diğer hammaddeler ise tam ve kesilmiş fildişleri ile bir düzineden fazla suaygırı dişi, tütsü katkısı olarak kullanıldığı sanılan bir tür deniz salyangozunun kapakçıkları, müzik aletlerinin ses kutusu olarak kullanıldıkları sanılan kaplumbağa kabukları ile fayans veya metalden ağız, kulp, kaide gibi parçaların takılmasıyla vazo veya kapların yapımında kullanılmak üzere taşınan deve kuşu yumurtalarından oluşmaktadır.

Gemide hammaddelerin dışında üretilmiş mallar da bulunmaktaydı. Dokuz büyük küpten en az ikisinde Kıbrıs üretimi ihraç seramiği ile kandiller ve ne amaçla kullanıldıkları kesin olarak bilinmeyen ancak duvara asarak kullanıldıkları düşünülen eserler bulunmaktaydı. Kenan takılarını gümüş bilezikler ve ayak bilezikleri oluşturmaktadır. Kulpsuz bir altın kadehin ise kaynağı bilinmemektedir. Çeşitli malzemelerden yapılmış boncuklar arasında akik, altın, fayans, cam boncuklar bulunmaktadır. Diğer eserler arasında ördek biçiminde ve menteşeli kanatları kapak işlemi gören iki adet fildişi kozmetik kutusu, bakır kazan ve kaseler, suaygırı dişinden bir borazan ve Tunç Devrine ait olduğu düşünülen kalay kaplar yer almaktadır.

Uluburun’da bulunan bronz silahlar, ok ve mızrak uçları ile kamalar dışında büyük bir olasılıkla İtalyan yapımı kılıçlar da bulunmuştur. Gemide yiyecek olarak taşınan maddeler arasında badem, incir, zeytin, üzüm, sumak,  nar ile birkaç buğday, arpa tohumu bulunmuştur. Balık ağı kurşunları, ağ onarımında kullanılan mekikler, olta iğneleri ile ucu çatallı bir balık zıpkını, gemide balık avlandığını göstermektedir.

Geminin milliyetinin tanımlanmasında güçlük çekilmesine rağmen orta doğu kökenli olduğu tahmin edilmektedir. Batıktan çıkarılan orijinal parçalar, günümüzde Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.

Likya ticaret gemisi Uluburun, 360 Derece Tarih Araştırmaları Çalışma Grubu, Kaş Kaymakamlığı, Kaş Belediyesi ve bölgede bulunan dalış merkezlerinin ortak çalışmasıyla yeniden yaşama döndürülmüştür. Tarih Araştırmaları Çalışma Grubu üyeleri ve tekne ustası Hayrullah Kes tarafından 40 günde yapılan ve ''Uluburun III'' adı verilen ahşap gemi, 29 Ekim 2006 tarihinde düzenlenen törenle, Kaş yakınlarındaki Hidayet Koy mevkiinde deniz dibine indirilmiştir. Uluburun III, geminin orijinaline sadık kalarak yapılmış kopyası olup 15 metre uzunluğunda ve 5 metre enindedir. Öncelikle 18 metre derinlikte sabitlenen gemi, halatların kopması ve akıntının şiddeti ile 32 metre derinliğe kaymış ve yeniden karaya bağlanan halatlar ile sabitlenmiş durumdadır. Bu yapı ile Türk Sualtı Arkeolojisi ve Turizmine tanıtım hizmeti vererek, yerli ve yabancı sualtı tutkunlarının önemli bir ziyaret noktası da olmaktadır.

Uluburun III batığına gerçekleştirdiğimiz dalışlarımızda bizlere teknik ekipman ve bilgilerini esirgemeyen sevgili Süleyman BİBER hocam başta olmak üzere değerli Nautilus Diving çalışanlarına teşekkür ederim.

Yazı ve Fotoğraflar : CMAS 2 Yıldız Dalış Eğitmeni - Sualtı Fotoğrafçısı Caner CANDEMİR

Yazılar 5846 Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun olarak koruma altına alınmaktadır. Bunun içindir ki; yazılı, basılı, görsel ve sanal ortamda yazarın izni olmadan ya da altında yazarın ismi belirtilmeden asla kullanılamaz.