|
Yıllar
boyunca Sünger avcılarının mekanı olan Bodrum, bugün dalış yapmak
isteyen yerli ve yabancı her dalıcının hizmetinde. Bodrum ve çevresi,
gerçekte çok zengin batık ve anfora tarlalarına sahip. Örneğin, Yassı
Ada sığlığında, şimdiye kadar sadece iki batık üzerinde çalışılmasına
rağmen, halen sualtında, Roma ve Osmanlı dönemine ait batığın da
bulunduğu toplam 15 batık daha yatıyor. Dolayısıyla bu bölgelere dalış
yapmak (araştırma dalışları dışında) yasak. Ancak dalışa yasak alanlar
dışında, özellikle Kargı Adası ve Kara Ada çevresindeki güzel dalış
noktalarıyla Bodrum, cazip bir dalış merkezi haline gelmiştir.
Bodrum'un
doğal sualtı güzellikleriyle tanışmak amacıyla ekibimiz ile birlikte
24-25 Mayıs tarihleri arasında Bodrum'a bir dalış gezisi düzenledik.
Öncelikle dalışlarımızı Kargı Adası civarında yapmayı planlıyorduk.
Sebebi ise (orada dalış yapanlar bilirler) sualtı popülasyonunun çok
canlı ve çeşitli olmasıydı. 23 Mayıs Cuma günü Ankara'dan hareketle
yaklaşık 11 saat sürecek bir yolculuğa başladık. Tabi ki bu yolculuk
süresince dinlenmemiz gerekiyordu ve hareket ettikten yaklaşık iki saat
sonra otobüsteki tüm dalıcılar derin bir uykuya dalmıştı. Uzun bir
yolculuk sonrasında Bodrum'a vardık. Otelimize yerleştik ve güzel bir
kahvaltının ardından herkes dalış malzemelerini otobüsten alarak bizi
dalış noktasına götürecek olan Aquanaut Diving Club'a ait tekneye doğru
ilerledik. Tekneye vardığımızda bizi Aquanaut Diving'den Kenan ERGÜÇ
hocam ve ekibi karşıladılar. Sıcak bir selamlaşmadan sonra teknede son
kontroller yapıldı ve biz ilk dalış yapacağımız noktaya doğru harekete
geçtik.
İlk
dalış yapacağımız nokta Kargı Adasıydı. Benim daha önce burada dalış
yapmam ve sualtı yapısını bilmem doğrusu şahsımı mutlu etmişti. Ancak
Kargı Adasında yapılan dalışları genel olarak tehlikeli sayabiliriz.
Çünkü burada yapılan dalışlar akıntı dalışı özelliğindedir. Fazla
tecrübesi olmayan dalıcılar için oldukça zorlayıcı ve yorucu bir dalış
sayılabilir. Dalışı yapmak için teknemizi Kenan Hocamızın rehberliğinde
adanın batı kısmına demirledik. Önce body'lerimiz ile dalış hakkında
brifing aldık ve malzemelerimizi dalış için hazırladık. Evet sonunda
dalış için tüm hazırlıklar tamamdı; ekipmanlarımızı giydik son
kontrollerimizi yaptık ve gizemli dünya ile buluşmak için kendimizi mavi
sulara bıraktık.
Ada
çevresinde akıntı o kadar kuvvetliydi ki tekneden atladıktan hemen sonra
akıntının bizi alıp götürmesini engellemek için teknenin ipine tutunarak
su üstündeki dengemizi ayarladık. Su üstünde son kontroller de
yapıldıktan sonra rehberimiz gideceğimiz yönü ve ortalama derinliği
söyleyerek dalışa başlama komutunu verdi. Artık ekibimiz o gizemli
dünyaya doğru yola çıkmıştı tabi ki ben de… Dalışa başladığımız ilk
metrelerden itibaren sualtı canlılarının çeşitliliği dikkatimi çekmişti.
Kargı adasındaki dalış planımız akıntıya karşı dalmak, çeşitli canlıları
ve amphora'ları görmek olacaktı. Dalış süresince ortalama derinliğimiz
23 metre, kalış süremiz ise 40 dakika civarındaydı. Kargı Adası dalışı
beni her zamanki gibi farklı bir dünyaya götürmüştü. Gözlemlediğim
canlıları sizlerle paylaşmam gerekirse öncelikle fazla sayıda baraküda
sürüsüne rastladım. Ayrıca dalışımızın ilk 10'uncu dakikasında ekibimizi
bir ev sahibi edasıyla iki adet Orfoz karşıladı. Elime aldığım kaya
parçaları ile ses çıkartarak papağan, anemon ve daha bir çok balığın
yanıma gelip dostça davranmalarını gözlemledim.
Kargı
adasında 20 metre civarlarında amphora ve amphora kırıklarına da
rastlamak mümkün. Dalışta her zamanki merakımla kayaların oyuklarını
incelerken birden müren balığı ile karşılaştım. Klasik savunma
mekanizmasını çalıştırmış (yani ağzını açarak) avına her an
saldıracakmış gibi duruyordu. Artık dalışımızın sonuna geliyorduk ve
ağır bir şekilde gizemli dünyadan bildiğimiz dünyaya yol alıyorduk.
Yüzeye 5 metre mesafede durduk ve deko alıştırması yaptık. 40 dakika
sonunda teknenin altından geçerek dalışımızı tamamladık. Kargı Adası
dalışı tahmin ettiğim gibi çok eğlenceli ve güzel geçmişti. Eğer bir gün
yolunuz Bodrum'a düşer ve "Nerede dalabilirim?" derseniz, sizlere
tavsiye edebileceğim yerlerden biri Kargı Adası olacaktır…
Günümüzün ikinci dalışı ise Kargı adasının kuzeybatısında bulunan Taş
Kayalıklar adı verilen bir adada yapılacaktı. Teknede öğle yemeğimizi
yedikten sonra ekibimizle birlikte ikinci dalış noktasına ulaştık ve
dalış için ekipmanlarımızı hazırladık. Dalış için son kontroller
yapıldıktan sonra yine bir macera ve gizeme doğru denizle buluştuk.
Dalış yaklaşık olarak 20 metre civarında olacaktı. Kargı adasından sonra
burada dalış yapmamız beni o kadar heyecanlandırmamıştı. Sebebi ise
dalış süresince gözlemleyeceğimiz canlıların ve çevrenin Kargı adası
dalışına oranla daha kısır olacağı düşüncesiydi. Nitekim öyle de oldu...
Ancak bu dalışında kendine göre bir özelliği vardı. Bulunduğumuz konum
itibariyle ada ve çevresi büyük kayalıklardan oluşmaktaydı. 10 metre
derinlikten sonra karşımıza düz bir zemin ve oldukça fazla sayıda kabuk
popülasyonu çıkmıştı. Bu dalış bölgesinde akıntı yok denecek kadar azdı
dolayısıyla hava tüketimimiz de normal seviyede seyrediyordu. Yaklaşık
olarak 45 dakika kadar bir zamanda dalışımızı tamamladık. Tekneye
çıktığımızda birbirimize anlatacak fazla bir konu bulamamıştık. Çünkü
dalışımız sıradan ve sade geçmişti. Günün ikinci dalışını da
tamamlayarak kaldığımız otele doğru yola çıktık.
Dalışa
doyamamıştık ve otele dönüş yolculuğunda ise ertesi gün için yeniden
Kargı adasına gitmeyi planlıyorduk. İkinci gün sabahının erken
saatlerinde kahvaltımızı yaptık ve dalış için tüm hazırlıkları
tamamladıktan sonra tekneye doğru yola çıktık. Tekneye vardığımızda ise
gideceğimiz istikamet yine belli idi. Tabi ki Kargı adası... Teknemiz
demir aldı ve dalış yapacağımız bölgeye doğru yol almaya başladık. Yarım
saatlik bir yolculuktan sonra Kargı adasına vardık ve dalış için
ekipmanlarımızı hazırladık. Dalış için her şey tamamdı ve son
kontrollerden sonra bir kez daha gizemli dünya ile buluştuk. Bu dalışta
ise ilk gün dalışına oranla daha fazla canlı sayısı gördüğümü
söylemeliyim. Bu dalışımız da diğer dalışımız gibi çok zevkli ve
eğlenceli geçiyordu. Ancak dalışa başlarken ve dalış sırasında
gözlemlediğim birkaç konuyu vurgulamadan geçemeyeceğim. Bunlardan ilki,
dalış hazırlığı sırasında kişinin kullandığı ağırlık miktarı olmaktadır.
Bir dalıcı için kullanılan ağırlık, dalış süresince önemli rol
oynamaktadır. Sebebini kısaca açıklamak gerekirse, az ya da fazla
miktarda kullanılan ağırlık, dalış esnasında BC'nin hava ayarı konusunda
sıkıntı yaratacaktır. Bu durumda rahat bir dalış yapmamız mümkün
olmayacaktır.
İkinci
konu ise dalış ekipmanının (Eğer size ait dalış ekipmanınız yoksa) doğru
seçimi olacaktır.
Denizin derinliklerinde rahat bir dalış
yapmak istiyorsanız ekipmanınızı bedeninize uygun olanını seçmeniz çok
önemlidir. Bu konuları göz önünde bulundurarak size pratik bir yöntemi
("Body Check" de denilebilir) dalış arkadaşınızı nasıl kontrol
edeciğinizi aktarmak istiyorum. Dalıcılar birbirlerini , şu cümlenin baş
harflerine göre kontrol eder. "Bazı
Kimseler
Tüm
Havalarını
Tüketirler".
1.
Bazı
(BC); BC'nin hortumu bağlanmış ve
BC suya giriş için kafi miktarda şişirilmiş.
2.
Kimseler
(kurşun kemer); ağırlıklar simetrik dağıtılmış ve lüzumundan fazla değil
ve toka sağ elle açılacak şekilde.
3.
Tüm
(tokalar); dalıcının teçhizatı üzerindeki tüm tokalar açılabilecek
konumda ve işler durumda.
4.
Havalarını
(tüp ve hava); dalıcının tüpü dolu, valfı tamamen açık.
5.
Tüketirler
(tamam) her şey kontrol edildikten sonra tamam (OK) işaretini vermeli ve
regülatör ağızda suya girişi sağlamalısınız.
Suya
girişten sonra hemen giriş yerini terk etmelerini sağlamalısınız. Dalış
esnasında bütün bunlar çok detaylı ve zaman alıcı gelebilir başta size.
Ancak şunu açıkça belirtmeliyim ki burada kaybedilen zaman suya girmiş
ve bir eksikliğini fark etmiş bir dalıcının eksikliğini giderme
zamanından çok daha azdır ve bir noktanın unutulma şansını minimuma
indirir. Paylaştığım bu bilgiler doğrultusunda, yolunuz dalış veya gezi
için Bodrum'a düşerse uğramadan geçemeyeceğiniz yerler arasında Kargı
Adasının ve burası gibi eşsiz doğal güzellikleri barındıran daha bir çok
dalış noktasının var olduğunu bilmeniz, sizlerin güzel dalışlar
gerçekleştirmenizi sağlayacaktır...
Yazı
: CMAS 2 Yıldız
Dalış Eğitmeni - Sualtı Fotoğrafçısı Caner CANDEMİR - 2003
Fotoğraflar :
Hasan LAFCI
Yazılar
5846 Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun olarak koruma altına
alınmaktadır.
Bunun
içindir ki; yazılı,
basılı,
görsel ve sanal
ortamda yazarın izni olmadan ya da altında yazarın ismi belirtilmeden
asla kullanılamaz. |