|
Dalış
ekibimizle birlikte 21-22 Haziran 2003 tarihleri arasında Fethiye’ye bir
dalış gezisi düzenledik. Ben daha önce Fethiye’de çeşitli dalış
bölgelerinde dalmıştım. Ancak Af Kule ve Türk Hamamı dalış bölgesini
merak ediyor olmam dalışların bir o kadar heyecan verici olmasını
sağlıyordu. Yaklaşık on bir saatlik bir yolculuktan sonra Akdeniz’in
güzel koylarını ve dalış noktalarını barındıran Fethiye’ye vardık. Güzel
bir kahvaltının ardından bizi bekleyen Aquapro Diving'e ait tekneye
ulaştık ve dalış ekipmanlarımızı tekneye aktardıktan sonra ikinci
Karagözler mevkiinden Akdeniz’in mavi sularına doğru açıldık…
Dalyan Koyu
İlk
dalışımızı, geçen yıl dalış yaptığım bir yer olan Dalyan Koyunda
gerçekleştirecektik.. Bu bölge canlı popülasyonu bakımından oldukça
zengin bir yerdir. Bulunduğumuz tekne dalış bölgesine yaklaşıyordu biz
de bu arada bir dalış brifingi yaptık ve buddy’lerimizi (Dalış eşleri)
seçtik. Daha sonra teknenin alt katına geçerek dalış ekipmanlarımızı
hazırladık. Ekipmanlarımızı hazırladıktan sonra dalış bölgesine
yaklaştığımız söylendi ve ekipmanlarımızı giyip tekneden atlayacağımız
platformda beklemeye başladık. Planımıza göre dalışımızı Dalyan Koyunun
açıklarında, tekne seyir halinde iken yapacaktık ve koyun iç kısmına
doğru ilerleyecektik. Buddy kontrolleri yapıldıktan sonra sırayla
atlamaya başladık. Ekibimizdeki herkes “OK” ya da “HAZIRIM” işaretinin
ardından dalışa geçtik. Yaklaşık olarak dalışımız 24 metre civarında 45
dakika sürdü. Dalışımız süresince daha önce de belirttiğim gibi zengin
bir canlı popülasyonu ile karşılaştık. Orfoz, Müren ve Baracüda
sürülerine rastladık. Dalışımızın son 5-6 dakikası oldukça eğlenceliydi
çünkü yaklaşık 8 metrede balık sürülerini ekmek ile beslemenin zevkinin
orada anlamıştım. Dalışımızı böyle bir final ile bitirdik ve tekneye
emniyetli bir şekilde ulaştık.
Şahin Burnu
İkinci
dalışımız ise Şahin Burnu adı verilen dalış bölgesi olacaktı. İlk
dalışımızı tamamladıktan sonra belirttiğim noktaya doğru harekete
geçtik. Yine ilk dalışta olduğu gibi dalışımızı açıktan başlayarak koyun
içine doğru yapacaktık. Şahin Burnu’nun batısından ekibimle birlikte
dalışa geçmek üzere ayrıldık. Dalış teknesi ise Şahin Burnu’nun
içerisinde uygun bir yerde demir atarak bekleyecekti. Dalış için yüzeyde
tüm kontrollerimizi yaptıktan sonra dalışa başladık. Dalışımız
başladıktan yaklaşık 10 dakika sonra ekibimiz 24 metre civarında
ilerliyordu. Şahin Burnu’nun bir özelliği de akıntı ve su
sirkülasyonunun oldukça fazla hissedilmesidir. Eğer bu bölgede dalış
yapacaksanız özellikle öğleden sonra bir dalış gerçekleştirecekseniz "shorty"
olarak tabir edilen kısa tür dalış elbisesi yerine tüm elbise giymenizi
tavsiye ederim. Sebebini açıklamak gerekirse sualtındaki sirkülasyon
neticesinde deniz suyu sıcaklığı düşmekte ve öğleden sonra yapılan
dalışlarda ise güneşin etkisini dalış bölgesinde kaybetmesi, görüş
mesafenizi azaltmaktadır. Bu durumda sağlıklı ve zevkli bir dalış
gerçekleştirmeniz mümkün olmayacaktır. Günün son dalışını da yaklaşık 45
dakikalık bir sürede tamamladıktan sonra emniyetli bir şekilde tekneye
ulaştık.
Af kule ve Türk
Hamamı
Daha
önce Af Kule ve Türk Hamamı dalış bölgeleri hakkında dalış
arkadaşlarımdan ve okuduğum kaynaklardan çeşitli bilgiler elde
etmiştim. Ancak adı geçen yerlerde benim de dalış yapıp bölge hakkında
bilgi sahibi olamam gerektiğini düşünüyordum. Bu doğrultuda ikinci günde
dalış noktalarımız ilk olarak Af Kule, Türk Hamamı ve Üç Tüneller
bölgeleri olarak belirlendi. Sabah saatlerinde teknemiz ile birlikte,
yine heyecan verici dalışlar yapmak üzere İkinci Karagözler limanından
ayrıldık. Bugün yapacağımız dalışlar ekibim özellikle benim için de
heyecan verici olacaktı…
Dalış
yapacağımız bölgeye yaklaşırken, tekne Aziziye Koyuna demirledi ve
ekibimle burada ekipmanlarımızı giydikten sonra Zodyak bot ile Af Kule
dalış bölgesine ulaştık.. Af Kule bölgesi görünüm itibariyle bir kısmı
deniz seviyesinin dışında kalmış ve oldukça büyük bir kapıyı
anımsatıyordu. Burada yapacağımız dalış diğer dalışlardan farklı, Apiko
dalışı olarak tabir edilen bir dalış olacaktı. Bu dalış şeklini kısaca
açıklamak gerekirse; yüzeyden aşağıya doğru dikey bir dalış şeklinde
tanımlanabilir. Apiko dalışında en önemli nokta, aşağıya doğru inerken
dengenin iyi sağlanması ve ekibin bir bütün halinde aynı seviyede
kalmasını sağlamaktır. Bu arada valsalva ve kulak açma hareketlerinin de
seri bir şekilde yapılması gerekmektedir. Bu sebepler doğrultusunda bu
bölgede dalış yapacak ekibin dalış konusunda tecrübeli olması, dalışın
emniyeti açısından önem taşımaktadır.
Zodyak
botta son kontrollerimizi yaptık ve sırayla mavi sularla
buluştuk.Yüzeyde de son kontroller tamamdı.Rehberimiz herkesten dalış
için “hazırım” işaretini gördü ve dalışımıza başladık.B.C ‘deki havayı
boşaltmaya başladığımda ve dibe doğru ilerlediğimde tarifi mümkün
olmayan manzara karşısında hayranlığımı ve heyecanımı gizlemekte güçlük
çekiyordum.Çünkü bir tarafınızda mercan kayalıkları ve merak uyandırıcı
bir karanlık diğer yanda ise tarifi mümkün olmayan bir derinlik…
İlk
olarak 20 metre civarlarında elimizdeki fenerler yardımıyla mercan
kayalıklarını inceledik ve karanlığa doğru ilerledik. Ancak bir konuyu
vurgulamam gerekirse, Af Kule bölgesinde yapılan dalışlarda yanınızda
fener bulundurmanız o kadar önemli değildir. Çünkü yeterli derecede ışık
kaynağı ulaştığı için görüş mesafenizde herhangi bir azalma
olmamaktadır. Yaklaşık olarak 28 metre derinliğinde büyükçe bir oyuktan
ilerleyerek Türk Hamamı adı verilen bölgeye doğru ilerledik. Bu bölge
ise 28 metreden 6 metreye doğru girişi olan bir yer. Af Kuleden sonra
ikinci uğrak yerimiz olan Türk Hamamı’nın da güzelliği karşısında
heyecanlanıyordum. Bu bölge, deniz seviyesinde bulunan ve üst kısmı
kubbe şeklinde kayalardan oluşmuş bir yapı olarak karşımıza çıkıyor.
Kubbenin üst kısmında bulunan oyuktan süzülen güneş ışınları, bölgeye
ayrı bir doğal güzellik sunmakta… Bu bölgede suyun yüzeyinde beş dakika
kadar dinlendikten ve tüpte kalan havalarımızı kontrol ettikten sonra
tekrar dalışa başlayarak geldiğimiz yönden ortalama 10 metre seyreden
derinlikten yukarıya doğru çıkarak dalışımızı tamamladık. Bizi bekleyen
Zodyak bota çıktıktan sonra dalışın ne kadar heyecanlı ve eğlenceli
geçtiğini ekibimle de paylaştım. Zodyak bot ekibimizi tekrar Aziziye
Koyunda bulunan tekneye ulaştırdı.
Üç Tüneller Mağarası
Gezimizin
son dalışı ise Üç Tüneller adı verilen dalış bölgesi olacaktı. Bu
bölgenin özelliği çeşitli boyutlarda mağaraların tünel şeklinde
sıralanmış bir yapıya sahip olmasıydı. Konum itibariyle de Aziziye adı
verilen bölgenin açıklarından içeriye doğru ilerleyen bir noktada
bulunmaktadır. Son dalışımız için ekipmanlarımızı hazırladıktan sonra
yine Zodyak bot ile dalış noktasına doğru ilerledik. Yapacağımız bu
dalış da Af Kule’deki gibi apiko dalışı olacaktı. Bottan atladıktan ve
yüzeyde yapılan kontrollerden sonra dalışa başladık. Burada, tüneller ya
da mağara diyebileceğimiz yapılar ortalama 20 metre derinlikte
karşımıza çıkmaktadır. Tüneller genelde bir balıkadamın geçebileceği
büyüklüktedir. Bu bölgedeki dalışta dikkat edilmesi gereken en önemli
nokta, regülatör ve konsol gibi gereçlerin kayaların arasına sıkışıp
zarar görmesini engellemek amacıyla B.C’de emniyetli bir yere
sabitlenmesi gerekmektedir. Ayrıca tünel zeminin kum olmasından dolayı
geçişlerde mümkün olduğu kadarıyla yavaş ilerlenmesi bir sonra gelen
balıkadam için kolaylık sağlayacaktır. Yaklaşık otuz beş dakikalık zaman
diliminin ardından son dalışımızı da tamamladık ve emniyetli bir
şekilde tekneye ulaştık.
Artık
geri dönüş yolculuğu başlamış ancak ekibimin ve benim aklımda hala Af
Kule ve Türk Hamamı dalışı vardı. Yaptığımız dalış o kadar heyecan
verici ve eğlenceli olmuştu ki her sohbette birbirimize anlatacağımız
farklı detaylar ortaya çıkıyordu.
Bu yaz
ya da ilerleyen dönemlerde Fethiye’ye dalış için geldiğinizde, Af Kule
ve Türk Hamamı bölgelerinde dalış yapmadıysanız tavsiye edeceğim ilk yer
belirttiğim noktalar olacaktır. Herkese sağlıklı ve emniyetli dalışlar
diliyorum…
Yazı
ve Fotoğraflar : CMAS 2 Yıldız
Dalış Eğitmeni - Sualtı Fotoğrafçısı Caner CANDEMİR
Yazılar
5846 Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun olarak koruma altına
alınmaktadır.
Bunun
içindir ki; yazılı,
basılı,
görsel ve sanal
ortamda yazarın izni olmadan ya da altında yazarın ismi belirtilmeden
asla kullanılamaz. |