|
Balıkçılar için kaçan balık "büyük" olur, balıkadam içinse "serüven"…
Bir
balığın peşine takılıp, sürüklenip gitmek maviliklerde...
Her
kayanın her kovuğun içinden geçebilmeyi istemek…
Kaçan
"anlar" büyük olur derinlerde…
Iskalanan anlar, yarım kalan tatlar…
Henüz
keyfi tam yaşanmamışken gözden kaybolan bir caretta kaplumbağa,
ulaşamayacağınız bir kovuğa kaçan utangaç ahtapot, ihtişamını cömertçe
sunarak size yaklaşan, sonra yüzünüze bıraktığı gülümsemeyle hızla
uzaklaşan yunuslar…
Onlar
uzaklaşıp küçüldükçe, yakınlaşıp büyür anlar ve gün batımı teknede
paylaşılacak anılar…
Değişime başlamamış bir bebek "kalkan"dır sığ sulardan derinlere
yolculuğunda sizi de çağıran…
Eşsiz
bir şölenin davetlileridir balıkadamlar. Ve her "nazik" misafir gibi bu
görkemli davetin ev sahiplerine özenli davranırlar. Matematikteki
benzerlik sembolü gibidir Akyaların yan çizgileri, ama bir akya sürüsü
geçti mi önünüzden sizi bile şaşırtır bir önceki sürüyle benzemezliği…
Her
anın farklıdır tadı, her noktanın, her canlının, her geçişin, her
salınışın. Bazen de "hiç"liğin, "sonsuz boşluğun" tadıdır bitmesin
istenen, öyle bir an gelir ki her şey susar, sanki zaman ağırlaşır,
yavaşlar. Yalnızca bedeni saran tuzlu sudur kalan. Her şey saklanmıştır
derin bir maviye, balıkadamsa bu oyundaki tek ebe!
Bir
gece dalışında buluşulur gökyüzündeki yıldızlarla derinde...
Yakamozlarla taçlandırılmış bir gecenin hem üstünde hem altında
yıldızlar. Bu olsa gerek denge!
Bu
simetrik ve görkemli kavuşmanın omurgasız tanıklarıdır denizyıldızları,
planktonlarsa, böylesine hareketli bir gecenin yalnız, ıssızları…
Mürenler ziyafetin orta yerindeler geceleri, yeterince "nazik"se
balıkadam, geçip gitmeli, zira gün ışıdığında ve kaya dipleri onları
kucakladığında beslenme şansları olmayacak geceki gibi...
Sabah
erken saatte orfoz yuvalarının önünde bir hareket bir kıpırdanma olacak,
teknenin motoru sustuğunda, denizde aşk yeniden başlayacak...
Orfozlar bu aşkın hem dişisi hem erkeği...
Yüzyıllardır
çözülemeyen bir denklemin her iki bilinmeyeni…
Barakuda'larsa tutkuludur ve uzaktan izlemektir bir barakuda sürüsünü,
aşkların en güzeli!
Bu
tablonun uçuk mavi tonlarıdır melanur'lar, dalış tam bitti derken ve
vedalaşırken bir sonraki güne kadar ev sahipleriyle, aniden bir
melanurya sürüsü sizi uğurlarcasına geçiverir önünüzden, zira onlar
kıyıya yakın yaşarlar...
Bilir
ama şaşırır yine de balıkadam…
Şaşırır, sevinir, heyecanlanır, coşar…
Dalış
bitip de tekneye çıkıldığında, başka bir coşku başka bir heyecan sarar,
demli çaylardan alınan ilk yudumla anlatılmaya başlanır o ‘büyük’ anlar…
Yazı
: CMAS 2 Yıldız
Balıkadam - Ece ELGİN
Fotoğraflar : CMAS 2 Yıldız
Dalış Eğitmeni - Sualtı Fotoğrafçısı Caner CANDEMİR
Yazılar
5846 Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun olarak koruma altına
alınmaktadır.
Bunun
içindir ki; yazılı,
basılı,
görsel ve sanal
ortamda yazarın izni olmadan ya da altında yazarın ismi belirtilmeden
asla kullanılamaz. |