Anadolu Panteri Sualtı Dünyası

| Tavsiye Et | Ana sayfa Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | İletişim |


Ana Sayfa


Pardus?


Fotoğraflar


Haberler


Linkler


Medya


Paylaşım

Basınç Odası Teorisi

Amatör Dalıcı Muayenesi

Bilgini Test Et

   Shark Break  

Faaliyetlerimiz

Fotoğraf Galerimiz

 Pardus Videolar

Islak Makaleler

  Sualtı Dünyası

  Nasıl Balıkadam Olurum?

  Sualtı Karikatürleri

  Sualtında İletişim

  Donanımlı Dalış Yönetmeliği

  Donanımlı Dalış Talimatı

  Kaptan Cousteau

  Altın Kurallar

  Güvenli Dalış Kuralları

  Dalışın Tarihçesi

  Sık Sorulan Sorular

  Sizin Dalış Anılarınız

  Denizden Gelen Lezzet

  Nasıl Hazırlanır?

  Balık Takvimi
  Hangi Baharat, Hangi Balıkla
  Balık Nasıl Alınır ve Saklanır?
  Balık Nasıl Temizlenir?
  Hangi Mevsimde, Hangi Balık?

  Eskişehir Bilgi

  Eskişehir Telefon Rehberi
  Eskişehir Hava Durumu
  Eskişehir Tiyatro Etkinlikleri

İletişim

 
"Ben sporcunun; zeki, çevik
ve aynı zamanda ahlaklısını severim"

   
   
 

Bir Deniz Yıldızı Dans Ediyor

Sualtında unutuyor insan… Suyun yüzeyinde kalan her şeyi.. Özellikle de çirkin olanları, susuz kalmışları, kuru ve soğuk anıları, hiç olmamış olmasını dilediği yaşanmışlıkları.. Sonra bir şarkı tutturuyor içinden.. Henüz derinlere bile inmemişken, kendi derinlerinden bir ses bir nota geçiyor.

Suyun içinden, su gibi! Düşünmüyor bile hangi şarkının daha güzel, daha söylenesi, daha çok sevilmiş ya da en çok paylaşılmış olduğunu. Yalnızca geçiyor insan, geçen ilk notayla birlikte kendinden… Balıklar mı daha şaşkın bakıyor kendisi mi bilemiyor, neye şaşırdığını da… Bunun çocukluğundan kaldığını fark edip gülümsüyor.. Sualtında bilmeden de gülebiliyor insan, sonra yine bilmeden, düşünmeden ağlayıveriyor. Balıklar aynı bakıyor ama insan hep, her zaman, inadına başkalaşıyor, sualtında kendi değişkenliğine tanık oluyor. Minik bir bebeğin kirlenmemiş yüreğinden az önce düşüvermiş gibi suya, suyla tanışıyor.. Su deviniyor, insan duruyor.. Sonra dünya deviniyor, su duruyor.

Sualtında konuşuyor insan, evrenle, bilmedikleriyle.. en çok da kendiyle.. Sen bir yetimsin deniz de gönüllü anne…

Susuyor insan bir daha hiç konuşmayacakmış gibi… Bir daha hiç duymayacak ve hiç duyulmayacakmış gibi.. Aldığı nefesten başka hesap bilmiyor, yapılmış hesaplarınsa defterini dürüyor, matematik bilmiyor, coğrafyadan geçiyor.. Coğrafya senden, sen kendinden!

Sen denizin içinden, deniz gözlerinden.. Sen derinlerden, derin senin teninden..

Bir denizyıldızı dans ediyor, bitkiler raks ediyor, bir vals başlıyor sonra, müzik tam içinden geçiyor.. Yanılmıyorsun o denizatı “sana” gülümsüyor. Küçük kırmızı bir balık çıkıyor karşına, o balık oluyorsun, Orhan Veli geliyor aklına canın rakı çekiyor, özlediğin bütün coğrafyalar bir şişeye doluyor, yazdığın mektuplarıysa artık balıklar okuyor.. Tonlarca mavisin şimdi, diğer renkler kör oluyor.. Şarkı yarım kalıyor, başka tüm yarımlar tamamlanıyor.. Az önce dokunduğun kayalıksın sen artık, yaşam sana çarpıp çarpıp dönüyor, sen de yaşama.. Bir daha.. Saçların iyot, özlemlerin anason kokuyor..

Yazı            : CMAS 2 Yıldız Balıkadam - Ece ELGİN

Fotoğraflar : CMAS 2 Yıldız Dalış Eğitmeni - Sualtı Fotoğrafçısı Caner CANDEMİR

Yazılar 5846 Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun olarak koruma altına alınmaktadır. Bunun içindir ki; yazılı, basılı, görsel ve sanal ortamda yazarın izni olmadan ya da altında yazarın ismi belirtilmeden asla kullanılamaz.